Alanya'da çarpıcı gelişmeler!

Alanya'daki "Avrupa Plaj Voleybolu Kamp Yapım Merkezi" inşaasının, "Tesis evimin manzarasını kapatacak" diyen ve dava açan emekli hakim Şükrü Başargan Tunay tarafından durdurulması konusunda, Ajansspor.com yazarı Hasan Uğur Epirden en önemli muhataplardan özel bir açıklama aldı..
17 .02.2010 / 00:29:58
Alanya'da çarpıcı gelişmeler!
Alanya’da Alanya Belediye Başkanlığı ile Voleybol Federasyonu Başkanlığı işbirliği ile kısa adı CEV olan Avrupa Voleybol Konfederasyonu arasında yapılan anlaşmada Alanya Belediyesi’nin 30 yıllığına tahsis ettiği deniz kenarındaki dev alanın Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi olması kararı alınmış, konuyla ilgili çalışmalar başlamıştı.



Ancak, “Tesis evimin manzarasını kapatacak!” diyerek dava açan emekli hakim Şükrü Başargan Tunay’ın bu şikayetini uygun gören Antalya 2. İdare Mahkemesi, alanın üzerine yapılacak projeyi, imar durumuna uymadığı gerekçesiyle karara bağlayarak yürütmeyi durdurma kararı almış, ayrıca Alanya Belediyesi’nin itirazını da kararın dayandığı gerekçeleri uygun görerek reddetmişti.



Ajansspor.com yazarı Hasan Uğur Epirden, Alanya Belediye Başkanı ile telefon görüşmesinde "Orası serbest, imara açık bir alandır” cevabı almış, ilgili mahkemenin kararına saygı duyduklarını belirten Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Başkanı Erol Ünal Karabıyık, akabinde "Hukukçularımız dosyayı yeniden inceliyor. Kararımızı bu inceleme sonunda vereceğiz. Ancak böyle bir projenin Türkiye'den alınması, büyük bir fırsatın da elden kaçması demek. Tüm Avrupa, plaj voleybolunda bu merkezi kullanacaktı. Türkiye bir anlamda tekel haline gelecekti. Ciddi bir döviz girişi olacaktı. Her şeye rağmen bir B planı hazırlıyoruz" demişti.



Bundan yaklaşık bir hafta önce TVF’nundan içinde bu konunun da bulunduğu bazı gelişmeler için bilgi talebinde bulan Epirden, henüz bir cevap alamadı. Ancak önceki gece kendisini Alanya’dan arayan ve bir açıklama yollayan İnşaat Yüksek Mühendisi Şükrü Başargan Tunay, vekili Emekli Ağır Ceza hakimi Av. Mehmet Tunay ve DP 23. Dönem Antalya Milletvekili Adayı, İnşaat Yüksek Mühendisi Mustafa Alpay Tunay bazı ciddi açıklamalarda ve iddialarda bulundu. Bu çarpıcı “Basın Açıklaması” sadece Hasan Uğur Epirden tarafından yayınlanması şartıyla kendisine iletildi.



Epirden, basın açıklamasının ardından söz hakkı doğan Alanya Belediyesi ve Türkiye Voleybol Federasyonu’nun yapacakları her türlü açıklamayı da Ajansspor.com sütunlarından yayınlanacağını ifade etti.



-İŞTE O BASIN AÇIKLAMASI-



Günümüzde kent yaşamında eksikliği hissedilen en önemli gereksinimlerden birisi de spor alanları ve yeşil alanlardır. Yeşil alanlar ve spor alanları, insanların kent yaşam stresinden kurtulabilmesini sağlayan önemli alanlardır. Maalesef günümüzde yerel yönetimlerde yetki sahibi olanlar bu unsuru göz ardı ederek arsa rantı hırsına kapılıp, imar paftalarında yeşil alan ve spor alanı olarak tanımlanmış yerleri, çeşitli bahanelerle yapılaşmaya açmaktadırlar.



Bunun bir örneğini de Alanya belediyesinde görmekteyiz.Cumhuriyet mahallesi stadyum arkasında bulunan 12.700 m2 lik spor alanı bir şekilde yapılaşmaya açılmak istenmekte ve bu amaçla da bunu yasal gibi gösterebilmek amacıyla voleybol kamp merkezi bahanesi öne sürülmektedir.Alanya belediyesi ile voleybol federasyonu arasında yapılmış olan tahsis protokolünün içeriği adeta bir devlet sırrı gibi saklanmakta, içeriğini meclis üyeleri dahi bilmemektedir.İçeriği yasal olmaktan çok uzak olan bu protokole göre; Alanya‘nın emsalsiz doğu plajının hemen hemen tamamını kapsayan 27.500 m2 lik bölümü federasyona tahsis edilmekte ve bu plajın Alanya halkının kullanımına kapatılması öngörülmektedir. Bunun yanında bu protokole göre bu otelin yapımından sonra üçüncü bir şahısa devredilebilmesi de öngörülmektedir.Bu madde ile amaçlanan federasyon bahanesiyle yapılmış bu otelin ileride değerli dostlara devredilebilmesidir.Bu ibare yapılması amaçlanan her şeyi bir cümlede açıklamaktadır.Ayrıca bu protokolde niye yer aldıkları bilinmeyen bir Amerikalı bir de Danimarkalı şirketin ortak olarak adı geçmektedir. Birkaç yıl sonra Avrupa Voleybol Konfederasyonunun, Alanya’dan seyirci azlığı veya başka çeşitli sebeplerle ayrılması durumunda, ki bu çok muhtemel, bu otelin sahipleri yine yandaşlar olacaktır. Bu yönde kullanılabilecek çok sayıda otelleri olan bir kentin, sahip olduğu yeşil alan statüsündeki yegane spor alanı, yılda on günlüğüne gelecek olan 20 kişilik bir sporcu heyeti konaklasın diye ziyan edilemez. Bu inatla yapılmak isteniyorsa bunun altında başka şeyler aramak gerekir. Ayrıca bu 12.7 dönümlük spor alanına yapılmak istenen otel söylendiği gibi 40 odalı 80 kişilik küçük bir otel değildir. Tarafımızca açılmış olan dava sonucunda iptal edilen ve belediye tarafından bu bölgeye verilen ruhsat 5 (5+1) katlı toplam inşaat alanı 9000 m2’lik üç adet büyük boyutlu binayı içermekteydi. Belediyenin tanıtım broşüründe de animasyon olarak bu durum görülmektedir. Dolayısıyla asıl yapılmak istenen bu olmakla birlikte “40 oda 80 kişi” ifadesi kamu oyunu yanıltmak ve bu spor alanına bir yerinden bir şekilde girerek spor alanının tümünü yapılaşmaya, yandaş otellerine açmaktır.



Bu alanın bir şekilde yapılaşmaya açılması amacıyla Alanya belediyesi tarafından yapılmış olan çok sayıda imar manevrası oyunları tarafımızca başlatılan hukuk süreçleri sayesinde engellenmiş, ve bu alanın hala yapılaşmaya kapalı açık spor alanı olarak kalması sağlanmıştır. Şüphesiz bu hukuk sürecinin tarafımızca sürdürülmesinin en önemli nedeni Alanya’mızda yegane kalmış numune konumundaki bu spor alanının Alanya halkı adına korunmasıdır.



Söz konusu hukuk sürecini ele alırsak; Öncelikle bu 12.700 m2’lik spor alanı içine otel yapmak amacıyla dışarıdan takas yoluyla, spor alanının bütünlüğünü bozmak amacıyla adeta bir ur gibi 2007 yılında konulan turistik tesis alanı (1215 ada 3 parsel) ile ilgili tarafımızca İdare mahkemesinde açılan davanın kazanılması sonucunda takasın iptali sağlanmış ve bu parsel spor alanının içerisinden çıkartılmıştır. Ardından bu spor alanı içinde yine adeta bir ur gibi bulunan diğer turistik tesis alanı (1212 ada 4 parsel) üzerine Alanya belediyesi tarafından verilen yukarıda belirttiğimiz 5 katlı (5+1) yapı ruhsatının iptali için tarafımızca İdare mahkemesinde açılan bir diğer dava da kazanılmış ve üzerinde imar emsali olmayan (yapılaşmaya kapalı) bu alana verilmiş olan ruhsat iptal edilmiştir. Ardından turistik tesis alanı olan (1212 ada 4 parsel) 1300 m2’lik bu parselin, spor alanının bütünlüğünü bozması nedeniyle spor alanı içerisinden kaldırılması yönünde tarafımızın İdare Mahkemesinde açtığı dava da geçtiğimiz günlerde lehimize sonuçlanmıştır.Tüm bu davalar sürecinde belediye tarafından yapılmak istenen oldu bitti işlemleri mahkemelerce fark edilmiş ve bunların önüne geçilmesi amacıyla yürütmelerin durdurulması kararları da verilmiştir.



Geçtiğimiz günlerde tarafımızca kazanılan son davanın (1212 ada 4 parselin spor alanı içinden kaldırılması istemi) kararında ‘’1212 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde öngörülmüş olan belediye turistik tesis alanı kullanımı, planın olumlu değerlendirilen açık alanlar, yeşil alanlar ve spor alanları sürekliliğini bozucu nitelikte olduğu, bu planlama kararı ister daha sonra gerçekleştirilmiş bir imar planı değişikliği ile, isterse söz konusu planın özgün bir kararı olsun, planın spor alanları, açık alanlar ve yeşil alanlar sürekliliği yaklaşımı ile tutarlık göstermeyen bir planlama kararı olduğu’’ belirtilmekte ve bunun yanında ‘’Dava konusu belediye meclis kararıyla mevcut imar planının doğru bir planlama yaklaşımı ile yarattığı, yeşil-açık alanlar sistemi ve düzeni ve mekansal bütünleşme olanakları yanı sıra hava koridorlarının yaratılması, iç bölgelerden kıyıya yönlenme görsel açıklıkların yaratılması konularında izlenen olumlu planlama yaklaşımının ve ilkesinin de ortadan kaldırılmasına yol açar’‘ şeklinde ifade edilmiştir. Bu nedenlerle emsal özelliğine de sahip bu kararda ifade edildiği üzere spor alanı içinde spor alanı olmayan yabancı bir başka parselin, spor alanının bütünlüğünü bozacağı için her ne amaçla olursa olsun yer alamayacağı kesin olarak belirtilmektedir. Yine bu kararda ifade edildiği üzere spor alanının herhangi bir kısmına ne amaçla olursa olsun büyük ya da küçük herhangi bir yapının yapılması, spor alanının bütünlüğü, işlevselliği, hava koridoru ve imar ve şehircilik ilkelerine kesinlikle aykırı olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla bu kararla 12.700 m2’lik bu alan, komple bir yeşil alan statüsünde açık spor alanı olarak tescillenmiş ve tüm Alanya halkının kullanımına açık olarak kalmıştır. Tüm bu nedenlerden ötürü Alanya belediye meclisinin şubat ayı oturumunda bu spor alanına otel yapmak amacıyla aldığı son karar, mahkemenin bu kararına tamamen aykırı olup bu nedenle geçersizdir. Bu tür meclis kararlarına onay vermek çocuklarımızın geleceğine ipotek koymaktır. Bundan sonra Alanya Belediyesine düşen bu bölgeyi yapılaşmaya açmak amacıyla, meclisi de buna alet ederek, hala bir takım oyunlar içinde hareket etmek yerine, Alanya halkının ve çocuklarının spor yapabileceği bu boyuttaki yegane alan olan bu açık spor alanını Alanya’ya yakışır bir açık spor alanı olarak kullanıma sunmaktır. 15.02.2010



Sn. Epirden, yukarıda açıkladığımız mahkeme süreçleri ile ilgili tüm belgeler tarafımızda mevcuttur. Talep ederseniz size de bu belgeleri ulaştırabiliriz.




Şükrü Başargan TUNAY-İnş.Yük.Müh.
Vekili Mehmet TUNAY-Avukat (Alanya Emekli Ağır Ceza Hakimi)
Mustafa Alpay TUNAY - İnş.Yük.Müh. (DP 23.Dönem Antalya Milletvekili Adayı)



-BİR GÖRÜŞ: HASAN UĞUR EPİRDEN-


Konu ile ilgili görüşlerini açıklayan Hasan Uğur Epirden şunları kaydetti;


"Bu denli hassas konuda elbette ki benim de önemli düşüncelerim var..


Bir tarafta bir plaj voleybolu duayeni olarak, Alanya’da gerçekleştirilmek istenen Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi projesine em çok sevinenlerden ve işlevim açısından en çok sevineceklerden ve gurur duyacaklardan birisiyim… Bunun aksini düşünmek, bu merkezin olmamasını istemek sadece sportif bir ayıp değil, aynı zamanda “Vatan Hainliği”dir.


Ancak bir yandan da kanunlarımız, imar planlarımız ve de halkımızın tasarruf hakları bulunmaktadır.


İşte bu çok zor dönemeçte doğruların ve gönül isteklerimizin birbiriyle örtüşmesi gerekliliği de kaçınılmaz bir gerçektir.


Şimdilik düşüncelerim bu kadar.


Tüm tarafların eteklerindeki bilinmeyenleri ortaya koyması halinde gerçek tablo ortaya er geç çıkacaktır.."




(Epirden bu konuya ilişkin düşüncelerini 7 ocak 2010 tarihinde konu ile beraber bir köşe yazısında da belirtmişti. Tıklayınız )
Bu haber 265 kez okundu.
 


           Ana Sayfa | Sık Kullanılanlara Ekle | Açılış Sayfan Yap | İletişim
Copyright © 2006 - Tüm Hakları Saklıdır.